Mülksüzler Radyo
Ekmek neden herkesin ekmeği değildir?
Ay ve güneş herkesin lambasıdır, hava herkesin havasıdır, su herkesin suyudur da, Ekmek neden herkesin ekmeği değildir? Acı niye herkesin acısı değildir? Şeyh Bedreddîn[...]
Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Teferruat’ız
19 Ocak 2012 gününden bir “teferruat”. Düşlerimizden ve düşüncelerimizden vazgeçmediğimiz için bizler de birer teferruat’ız![...]
Biz halkız, yeniden dogarız ölümlerde.
Halkım ben, parmakla sayılmayan Sesimde pırıl pırıl bir güç var Karanlıkta boy atmaya Sessizliği aşmaya yarayan Ölü, yiğit, gölge ve buz, ne varsa Tohuma dururlar yeniden Ve halk, toprağa gömülü Tohuma durur bir yerde Buğday nasıl filizini sürer de Çıkarsa toprağın üstüne Güzelim kızıl elleriyle Sessizliği burgu gibi deler de Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde. NERUDA[...]
KIZILIRMAK KARAKOYUN
Kızılırmak Karakoyun efsanesi: Üç gün üç gece tuz yedirilen koyunlar, su içmeden dereyi geçebilirlerse Oba Beyinin kızı Hatice çoban Ali Haydar'ın olacaktır. Bir tek Karakoyun geçmek istememiştir. Çünkü Ali Haydar kuzusunu ağanın sofrasına sunmuştur. Ali Haydar şu dizeleri okur //////benim kuzum kuzuların beyidir / karakoyun yüregimin yagıdır / hanin gidecegi yıldız dağıdır / gel koyun meleme vazgeç kuzundan///// Sonuçta Aşık çoban, kavalının içli sesiyle koyunlarını derenin karşı tarafına geçirmeyi başarır. Ancak bey sözünü tutmaz ve kızını, satın aldığı yayla sahibinin oğluna verir. Oba halkı ayaklanır. Çünkü hak çobanındır. Ayaklanan oba halkı ve Ali Haydar, düğün alayı ile köprü üzerinde karşılaştıklarında çatışma çıkar. İpler kopar, kasabayı yaylaya bağlayan asma köprü ve aşıklar sulara gömülür, kimse kurtulmaz.[...]
Diyarbekir Kalesinden Notlar
Olancası bir tutam can Kadasına belasına sunduğum Ben öleydim loooy... Elim boş Ayağım pusu. Bir ben bileceğim oysa Ne afat sevdim. Bir de ağzı var dili yok Diyarbekir Kalesi... Açar Kan kırmızı yediverenler Ve kar yağar bir yandan Savrulur Karacadağ Savrulur zozan... Bak bıyığım buz tuttu Üşüyorum da Zemheri de uzadıkça uzadı Seni baharmışın gibi düşünüyorum Seni Diyarbekir gibi Nelere nelere baskın gelmez ki Seni düşünmenin tadı..[...]
TEDBİR
Eğitim ve öğretimde atatürk milliyetçiliğini yeniden yurdun en ücra köşelerine kadar yaygınlaştıracak tedbirler en kısa zamanda alınacaktır.Yarının teminatı olan evlatlarımızın Atatürk ilkeleri yerine yabancı ideolojilerle yetişerek sonunda birer anarşist olmasını önleyecek tedbirler alınacaktır.[...]
Carsambaymis son günüm Gitmek icin cepheye...
Size Sayın Başkanım Döktürdüğüm bu mektup Belki de okursunuz Birazcık vakit bulup... Askerlik kağıtlarım Demin geçti elime Çarşambaymış son günüm Gitmek için cepheye... Ama Sayın Başkanım Bunu yapmak istemem Zavallı insanları Vurmak için doğmadım ben... İstemem sizi üzmek Söylemek zorundayım Benim kararım karar Kaçağım, firardayım... Doğduğumdan bu yana Evvela babam öldü Dönmedi kardeşlerim Çocuklarım ağladı... Annem şimdi mezarda Vız gelir böcekler Tırıs gider bombalar Onca acıdan sonra... Hapse düştüğüm zaman Uçar gider herşeyim Çalınır karım, çalınır ruhum Ve bütün bir geçmişim... Geçit vermek yok artık Boşa geçmiş yıllara Yarın sabah erkenden Düşeceğim yollara... İşim hayat dilenmek Fransa yollarında Köylerden şehirlere Söylemek insanlara... Söz dinlemeyin artık Söyleneni yapmayın Reddedin gitmeyi de Savaşa katılmayın... Kanını vermek şartsa İlk sizden başlayalım Ağzınız iyi laf yapar Buyrun Sayın Başkanım... Eğer peşimdeyseniz Haber verin polise Silahsız olacağım Vursunlar isterlerse... Boris Vian "Le deseteur"[...]
Kitle İmha Silahı
Uzun menzilli bir silah veya bir canlı bomba Nefret dolu bir zihin bir kitle imha silahıdır. Yanlış bilgilendirme bir kitle imha silahıdır. Beyaz ırktan olabilirsin veya fakir bir Asya'lı ırkçılık bir kitle imha silahıdır. Enflasyon veya küreselleşme korku bir kitle imha silahıdır. Babam şapkasını tutarak odama girdi. Gideceğini biliyordum. Yatağımın başına oturdu ve bana bazı gerçekleri anlattı. Evlat, beni çağıran bir görevim var. Sen ve kız kardeşin cesur olun küçük askerim ve sana anlattıklarımı unutma, artık bu evin erkeği sensin bunu unutma ve sabah uyandığında annene bir öpücük ver. Sonra elveda demek zorundaydım. Sabah annemi iki göz kapağından birer öpücükle uyandırdım. Sadece bir çocuk olsam bile, bazı şeyler saklanamaz. Annem beni kucakladı. Sanki altından yapılmışım gibi bana sarıldı. Ama onu anlatılmamış hikayede bıraktım. "Anne, bu gece babam eve geldiğinde her şey yoluna girecek" dedim. Halliburton veya Enron ya da herhangi biri açgözlülük bir kitle imha silahıdır. Cesareti bulmamız gerek, üstesinden gelmemiz hareketsizlik bir kitle imha silahıdır. Hikayem burada bitiyor, açık olalım bu senaryo her yerde yaşanıyor. Ve nirvanaya veya farvanaya ulaşamazsın. Karmanı yaşamak için tam buraya geri dönüyorsun, Eskisinde daha da fazla drama ile, cidden Kaç yüzyıldır. Başka birisinin bizi serbest kılmasını bekliyoruz ve görmeyi reddediyoruz. Denizi aşırı insanların tıpkı bizim gibi acı çektiğini kötü liderlik ve egolat, zinciriden kurtulmuş ve özgür yönetmesi gereken insanların sırtından geçinen dua edip beklemek için iyi insanlara ihtiyacım yok. Tanrının her şeyi düzeltmesi için bunu düzeltmek için sadece şimdi var. Çünkü babanın bu gece evinizi terketmesini istemiyorum. Mass Destruction- Faithless[...]
Savasin Efendileri
Gelin savaş efendileri Siz... Siz Silahları yapanlar... Siz, ölüm uçakları yapanlar... Siz, dev bombaları yapanlar ... Siz, duvarlarına ardına gizlenenler... Bilmenizi isterim ki, Maskelerinizin ardını görüyorum... Siz, asla birşey üretmediniz... Yoketmek için üretmekten başka... Dünyamla oynarsanız Küçük oyuncağınızmış gibi ... Elime bir silah verirsiniz... Ve gözlerimden saklanırsınız... Ve kaçar gidersiniz uzaklara Uçuşurken mermiler... Geçmişdeki Yuda gibi Yalan söyler aldatırsınız... Bir dünya savaşının kazanılabileceğine İnanmamı istersiniz... Ama gözlerinizden anlıyorum... Ve beyninizden anlıyorum Tıpkı gördüğüm gibi Helamda akıp giden suyu ... Siz tetikleri çekersiniz... Başkaları ateş ettsin diye... Sonra arkanıza yaslanıp seyredersiniz Ölü sayısı artarken... Konağınızda saklanırsınız Genç insanların kanları Bedenlerinden akarken ... Ve çamura karışırken. En berbat korkuyu saçtınız... Saçılabilecek... Bu dünyaya Çocuk getirme korkusu... Doğmamış isimsiz Bebeğimi tehdit ettiğiniz için... Damarlarınızda akan Kan kadar etmezsiniz... Ne biliyorum ki Böyle konuşacak... Çok gençsin diyebilirsiniz... Cahilsin diyebilirsiniz... Ama bildiğim birşey var Sizden genç olduğum halde O bile asla Bağışlamayacak yaptıklarınızı... Bırakın size bir soru sorayım Paranız o kadar değerli mi... Size af mı satın alacak... Öyle mi sanıyorsunuz... Anlayacaksınız elbet... Ölümün eşiğindeyken Kazandığınız bütün paralar... Ruhunuzu asla geri satın alamayacak... Ve umarım ölürsünüz Ve ölümünüz yakındır... Puslu bir öğleden sonra Tabutunuzun ardından gideceğim... Ve ölüm yatağınıza indirilirken... Seyredeceğim sizi... Ve mezarınızın başında duracağım Öldüğünüzden emin olana dek... Bob Dylan[...]
Kötüler Kadı Olmus Yemen'e
Değil mi ki çiğnenmiş inancın pek seçkini, değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, değil mi ki ayaklar altında insan onuru, o kız oğlankız erdem dağlara kaldırılmış, ezilmiş, hor görülmüş, el emeği, göz nuru, ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın, değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene, doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın, değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen'e... Shakespeare[...]
- YAZI ARŞİVİ
